Telmikte bulunmak ne anlama gelir ?

Bengu

New member
Telmikte Bulunmak Ne Anlama Gelir?

Günlük konuşmalarda çok sık karşılaşmasak da edebiyatta, sanatta ve kültürel sohbetlerde karşımıza çıkan bazı ifadeler vardır. “Telmikte bulunmak” da bunlardan biridir. Aslında yaygın kullanılan doğru ifade “telmihte bulunmak”tır. Telmih; bir şeyi doğrudan anlatmak yerine, geçmişten gelen bir olaya, kişiye, esere, hikâyeye ya da kültürel bir unsura kısa bir gönderme yaparak anlamı genişletmek demektir.

Bir yazarın tek bir cümleyle okurun zihninde koca bir hikâyeyi canlandırması gibi düşünebiliriz. Bazen bir kelime, yalnızca sözlük anlamından ibaret değildir; arkasında yılların birikimi, toplum hafızası ve farklı dönemlerden süzülüp gelen çağrışımlar vardır. Telmih de tam olarak bu noktada devreye girer. Bir anlatıcı, okurun bildiği bir hikâyeye küçük bir kapı açar ve gerisini onun hayal gücüne bırakır.

Örneğin bir şiirde “Leyla ile Mecnun misali” ifadesi geçtiğinde şair uzun uzun imkânsız aşktan bahsetmek zorunda kalmaz. Çünkü bu iki isim, yüzyıllardır süregelen bir aşk hikâyesini, kavuşamamanın hüznünü ve insanın tutkuyla sınanan yanını beraberinde getirir. İşte bu, telmihtir. Birkaç kelimeyle büyük bir anlam alanı oluşturulur.

Telmih Bir Gönderme Sanatıdır

Telmih, edebiyat dünyasında bir söz sanatı olarak kabul edilir. Temelinde hatırlatma vardır. Ancak bu hatırlatma, sıradan bir bilgi verme amacı taşımaz. Asıl amaç, anlatılan konuya başka bir anlam katmanı eklemektir.

Bir roman karakterinin yaşadığı durumu anlatırken “Sisifos gibi aynı yükü tekrar tekrar taşıyordu” denmesi buna örnek olabilir. Burada yazar, sadece bir Yunan mitolojisi karakterinden bahsetmez. Sisifos’un bitmeyen mücadelesi üzerinden insanın tekrar eden çabalarını, hayatın bazen yorucu döngülerini ve sonuçsuz görünen uğraşlarını da anlatır.

Benzer şekilde bir film sahnesinde bir karakterin “Burası artık benim Gotham’ım oldu” demesi, yalnızca bir şehir ismi kullanmak değildir. Eğer izleyici Batman evrenine aşinaysa, bu ifade karanlık atmosferi, suçla mücadeleyi, adalet arayışını veya karmaşık bir düzeni çağrıştırabilir. Tek bir kelime, arkasında büyük bir anlatı dünyası taşır.

Bu yüzden telmih, biraz da ortak hafızaya güvenen bir anlatım biçimidir. Anlatıcı ile okuyucu arasında sessiz bir anlaşma kurar. “Bunu biliyorsan, burada anlatılanın ötesini de görebilirsin” der gibidir.

Telmih Günlük Hayatta Da Karşımıza Çıkar

Telmih sadece şiirlerde veya ağır edebî metinlerde bulunan bir özellik değildir. Günlük konuşmalarda da farkında olarak veya olmayarak kullanılır.

Bir arkadaşınız zor bir dönemden geçerken “Bu da geçer, sabreden derviş muradına ermiş” dediğinizde aslında kültürel bir birikime gönderme yaparsınız. Ya da birinin sürekli aynı hatayı yaptığını anlatırken “Kendi kuyusunu kazıyor” dediğinizde, kelimelerin arkasında eski bir anlatı ve toplumsal deneyim vardır.

Bazen bir şarkı adı, bir film repliği veya bir kitap karakteri bile telmih görevi görür. Bir insanın “Küçük Prens’in tilkisi gibi bağ kurmayı öğrenmek gerekiyor” demesi, sadece bir çocuk kitabına gönderme değildir. Aynı zamanda dostluk, emek, sorumluluk ve insan ilişkileri üzerine bir düşünceyi çağırır.

Bu yönüyle telmih, kültürün yaşayan taraflarından biridir. Çünkü insanlar sadece doğrudan anlatılanlarla değil, hatırladıkları ve ilişkilendirdikleri şeylerle de düşünürler.

Telmih ile Açık Anlatım Arasındaki Fark

Bir düşünceyi anlatmanın iki farklı yolu olabilir. Birincisi her şeyi açıkça söylemektir. İkincisi ise bazı kapıları aralık bırakmaktır. Telmih ikinci yönteme yakındır.

Mesela bir yazar “Savaş sonrası eve dönen adamın gözlerinde Truva’dan dönenlerin yorgunluğu vardı” dediğinde, burada sadece savaş yorgunluğu anlatılmaz. Truva Savaşı ve Odysseus gibi büyük anlatılar üzerinden dönüş, kayıp, zaman ve değişim gibi kavramlara da işaret edilir.

Eğer bu gönderme açıklanarak uzun uzun anlatılsaydı belki bilgi verilmiş olurdu ama aynı etki oluşmayabilirdi. Telmih biraz da okurun metne katılmasını sağlar. Okuyucu kendi bilgisiyle boşlukları doldurur ve anlamın bir parçası hâline gelir.

Bu nedenle bazı eserler yıllar geçse de yeniden okunur. Çünkü her dönem, kendi deneyimiyle farklı telmihleri fark edebilir. Bir romanın gençlikte başka, ilerleyen yaşlarda başka şeyler hissettirmesi biraz da bu zenginlikle ilgilidir.

Telmih Neden Etkili Bir Anlatım Yoludur?

İyi kullanıldığında telmih, anlatımı hem derinleştirir hem de doğal bir şekilde zenginleştirir. Çünkü insan zihni bağlantılar üzerinden çalışır. Bir kelime duyduğumuzda çoğu zaman sadece sözlük anlamını düşünmeyiz; o kelimenin bizde bıraktığı izleri, okuduğumuz kitapları, izlediğimiz filmleri, duyduğumuz hikâyeleri de hatırlarız.

Bir kahve fincanının bir romanda yalnızca kahve anlamına gelmemesi gibi… Bazen o fincan bir bekleyişi, bir sohbeti, geçmişten kalan bir anıyı temsil edebilir. Sanatın güçlü tarafı da burada ortaya çıkar. Nesneler ve kelimeler, taşıdıkları anlamların ötesine geçebilir.

Telmih de bu geçişi sağlayan araçlardan biridir. Anlatıcı, her şeyi anlatmak yerine doğru noktaya küçük bir işaret bırakır. Okuyucu da o işareti takip ederek daha geniş bir anlam dünyasına ulaşır.

Ancak telmihin etkili olması için ölçülü kullanılması gerekir. Çok fazla ve anlaşılması zor göndermeler, metni zenginleştirmek yerine uzaklaştırabilir. Bir anlatı, sadece göndermelerden oluştuğunda samimi bağını kaybedebilir. İyi bir telmih, gösteriş yapmak için değil, anlamı güçlendirmek için kullanılır.

Kültürel Hafızanın Küçük Anahtarları

Telmihleri biraz da kültürel hafızanın küçük anahtarları olarak görmek mümkündür. Bazen bir isim, bir olay veya bir cümle geçmişten bugüne uzanan büyük bir kapıyı açar. Bu yüzden farklı alanlarla ilgilenen, farklı hikâyelerle karşılaşan insanların dili de zamanla daha fazla çağrışım kazanır.

Bir şiirde mitolojik bir karakter, bir romanda tarihî bir olay, bir filmde eski bir hikâyeye yapılan küçük bir gönderme… Bunların hepsi insanın dünyayı sadece görünen yüzüyle değil, arkasındaki hikâyelerle de algıladığını gösterir.

Sonuç olarak telmikte bulunmak, yani doğru ifadeyle telmihte bulunmak; bir şeyi doğrudan anlatmadan, ona dair güçlü bir hatırlatma yapmak anlamına gelir. Edebiyatta, sanatta ve günlük hayatta kullanılan bu yöntem, anlatılanı daha geniş ve daha derin bir hâle getirir. Bazen tek bir kelime, arkasında yüzyıllık bir hikâyeyi taşıyabilir. Telmihin güzelliği de tam olarak burada saklıdır: Söylenenden çok, hatırlattıklarıyla konuşur.
 
Üst